Başkanımızın Mesajı

liderin mesaji

Aziz meslektaşlarım, değerli gençler,

Ben bir aşçı oğluyum. Babam Zeki Gülyiyen ömrünü Türk mutfağına, meslek onuruna ve ustalık kültürüne adadı. Ondan devraldığım miras yalnızca bir meslek değil; bir duruş, bir sorumluluk ve tamamlanması gereken bir idealdir.

Türk mutfağı benim için yalnızca tariflerden, sofralardan veya geçmişin hatıralarından ibaret değildir. O, bir milletin hafızası, emeğin ahlakı, ustalığın terbiyesi ve geleceğe bırakılacak kültürel bir emanettir. Bu emaneti korumak, onu dünyaya doğru anlatmak ve genç kuşaklara daha güçlü teslim etmek, TMDH’nin varlık sebebidir.

Bu yolun kolay olmadığını biliyorum. Genç yaşlarımdan itibaren, mutfağımız için daha iyisini istemenin bazen dirençle, bazen sessizlikle, bazen de yalnızlıkla karşılandığını gördüm. Fakat bu tecrübeler bende kırgınlık değil, daha büyük bir sorumluluk duygusu bıraktı. Çünkü bir gencin fikrinin tehdit, baskı veya dışlamayla susturulması yalnızca onun kaybı değildir; yetişmeden eksilen her fikir, Türk mutfağının geleceğinden eksilir.

TMDH bu anlayışla kuruldu. Bir hesaplaşma zemini olarak değil; bir inşa hareketi olarak. Biz enerjimizi kişisel kırgınlıklara değil; arşive, araştırmaya, eğitime, yayınlara, akademik raporlara, uluslararası temsile ve gençlerin yolunu açacak kalıcı çalışmalara ayırıyoruz. Amacımız kimseye karşı durmak değil; Türk mutfağı adına hesabı verilebilir, şeffaf, bağımsız ve onurlu bir gelecek kurmaktır.

Bugün TMDH; bağımsız, nitelikli ve donanımlı bir kültür kurumudur. Biz sayımızla değil niteliğimizle, iddiamızla değil eserimizle konuşuruz. Sözümüzün tarafsızlığını ve ahlaki gücünü, kurumsal bağımsızlığımızdan alırız. Çünkü kültür davası ancak bağımsız akılla, temiz niyetle, uzun vadeli emekle ve hesap verebilir bir duruşla taşınabilir.

Bu dava hiç kimseye karşı değildir; herkes içindir. Türk mutfağının istikbali, hiçbirimizin makamından, unvanından, kişisel hesabından veya bulunduğu çatıdan daha büyüktür. Bu nedenle mutfağımıza emek veren herkesi, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek aynı sofra etrafında buluşmaya davet ediyorum.

TMDH’nin kapısı yalnızca güçlülerin değil; emeği görülmeyen, sesi duyulmayan, yol arayan ve meslek onurunu korumaya çalışan herkesin kapısıdır. Hangi yaşta, hangi şehirde, hangi mutfakta olursa olsun; Türk mutfağına samimiyetle hizmet etmek isteyen her meslektaşımız bu hareketin doğal paydaşıdır.

Genç meslektaşlarıma özellikle sesleniyorum: Önce kendi mutfağınızı, kendi ustalarınızı, kendi tarihî hafızanızı tanıyınız. Kökünü bilen insan, dünyadan korkmaz. Kendi mutfağınızdan emin olduktan sonra dünyanın bütün mutfaklarından öğreniniz; fakat öğrendiğiniz her şeyi kendi kimliğinizi büyütmek için kullanınız. Gittiğiniz her yerde, pişirdiğiniz her tabakta, taşıdığınız her meslek ahlakında bu kültürün bir temsilcisi olduğunuzu unutmayınız.

Ben ortaya koyduğum her çalışmayı sizlere armağan ediyorum. Çünkü bu sancağı benden çok daha ileriye taşıyacak olanlar gençlerdir. Eğer TMDH bir gün gerçekten büyük bir eser olarak anılacaksa, bu benim adımdan dolayı değil; yetiştirdiği fikirlerden, koruduğu hafızadan, açtığı yollardan ve arkasında bıraktığı onurlu izden dolayı olacaktır.

Hayatım boyunca ne yaparsam yapayım, babamdan devraldığım bu davadan ve Türk mutfağına adadığımız bu hareketten daha anlamlı bir eser bırakabileceğime inanmıyorum. Bu bir duruştur: sakin, bağımsız, onurlu ve dik.

Çünkü biz birlikte Türk Mutfağıyız. Ve birlikte güçlüyüz.

Ben sadece bir aşçıyım. Ve farkımız sadeliğimizdir.

Saygılarım ile,

TOLGAHAN GÜLYİYEN

TMDH_4.jpeg

 

 

 

 

 

 

logologo3wtca1logo tolgahanzg logo